BÜYÜKELÇİ AHMET AKİF OKTAY’IN TÜRKİYE İLE MACARİSTAN ARASINDA DİPLOMATİK İLİŞKİLERİN KURULMASININ 95. YILDÖNÜMÜ VESİLESİYLE BUDAPEŞTE YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ’NDE DÜZENLENEN KUTLAMA PROGRAMINDA YAPTIĞI KONUŞMA, 14 Aralık 2018

Büyükelçi Ahmet Akif OKTAY 14.12.2018

Değerli Misafirler,

Türkiye ile Macaristan arasında diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 95. yıldönümü vesilesiyle düzenlediğimiz bu kutlama programına hoş geldiniz.

Yüz yıl önce sona eren Birinci Dünya Savaşının en önemli sonuçlarından biri de zamanın iki büyük gücü olan Avusturya-Macaristan ve Osmanlı İmparatorluklarının dağılıp tarihe karışmaları olmuştu. Müttefik olarak girdikleri savaşı kaybeden bu iki imparatorluğun küllerinden birer bağımsız ulus devlet olarak Macaristan ve Türkiye doğdu. Türkiye Cumhuriyetinin ilanının ardından diplomatik ilişkilerini bir an önce tesis etmek isteyen iki ülke bu amaçla 18 Aralık 1923 tarihinde bir Dostluk Antlaşması imzaladılar. Bunun ardından Türkiye ilk Millet Meclisi üyelerinden Hüsrev Gerede’yi Macaristan nezdindeki Elçisi olarak tayin etti. Aynı şekilde Macaristan da, İstanbul’da görev yapmış tecrübeli bir diplomatını, László Tahy’yi yeni Türk devleti nezdinde Elçi olarak görevlendirdi. Böylece her iki ülkede diplomatik misyonlar 1924 yılının ilk yarısı içinde elçilik seviyesinde karşılıklı olarak faaliyete geçtiler.

Aradan geçen yüz yıla yakın süre zarfında Türkiye ile Macaristan arasındaki diplomatik ilişkiler, İkinci Dünya Savaşının sonundaki iki yıllık kısa bir dönem haricinde hiç kesintiye uğramadı. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında Macar işçi, teknisyen ve mühendisleri Türkiye’nin sanayi ve tarım altyapısının kurulmasına çok önemli katkılar sağladılar. Atatürk’ün işaret ettiği çağdaş uygarlık hedefi doğrultusunda Türkiye Macar bilim adamlarının ve sanatçılarının çalışmalarından da çok faydalandı. Türk-Macar dostluğuna büyük önem veren Atatürk’ün 1938 yılında vefatının ardından Macar halkı da yas tuttu. Buna karşılık 1956 Macar devriminin kanlı şekilde bastırılması sırasında Türkiye kardeş Macarların maruz uğradığı zulmü ve acı kayıpları üzüntü ve tepkiyle izledi. Türk halkı Macarlar için yardım kampanyaları başlatıp 500’den fazla Macar mülteciye kucak açarken Türk Hükümeti mazlum Macar halkını Birleşmiş Milletlerde kuvvetle savundu.

Demir Perde’nin getirdiği kısıtlamalar nedeniyle Soğuk Savaş döneminde Türk-Macar ilişkilerinin gelişme hızı olması gerekenin altında bir tempoda seyretti. Ancak 1960’lı yılların sonuna doğru Doğu-Batı ilişkilerinde başlayan yumuşama havasının olumlu etkileri ikili ilişkilere de hemen yansıdı. 28 Eylül 1967 tarihinde diplomatik ilişkilerin Büyükelçilik seviyesine yükseltilmesinin ardından Dışişleri Bakanları seviyesinde karşılıklı ziyaretler ve parlamentolar arası temaslar ivme kazandı. 1982 ve 1983 yıllarında Başbakan, 1986 ve 1989 yıllarında da Cumhurbaşkanı düzeyindeki ilk karşılıklı ziyaretler gerçekleştirildi.

İlişkilerimiz özellikle Soğuk Savaşın sona ermesinin ve Macaristan’ın özgürlüğüne kavuşup çoğulcu demokrasiye geçerek Batı ile bütünleşmeye başlamasından sonra yepyeni bir ivme kazandı. Türkiye Macaristan’ın bu yöndeki çabalarını hep destekledi. NATO, OECD ve Dünya Ticaret Örgütü üyeliklerine güçlü destek verdi. Avrupa Birliği’ne katılmasından mutluluk duydu. Macaristan da Türkiye’ye Avrupa Birliği içinde istikrarlı biçimde destek verdi ve bir bakıma Türkiye’nin sesi oldu. Kendi payına Türkiye de, son olarak Macaristan’ın Türk Konseyi’ne gözlemci üyeliğine tam destek sağladı.

Bugün siyasi ilişkilerimiz artık stratejik ortaklık düzeyine ulaşmış durumda. Gül Baba Türbesi’nin açılışını yapmak üzere Ekim ayında Budapeşte’ye gelen Sayın Cumhurbaşkanımız, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin dördüncü toplantısı vesilesiyle gelecek yıl Macaristan’ı tekrar ziyaret edecek. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Binali Yıldırım da iki gün sonra, 1923 tarihli Dostluk Antlaşmasının 95. yıldönümünde Macaristan’a resmi bir ziyarette bulunacak.

Ülkelerimiz arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler de yıldan yıla güçlenmekte. 1965 yılında sadece 20 milyon dolar olan ticaret hacmimiz bugün 3 milyar dolara yaklaşıyor. Macaristan’daki Türk yatırımlarına her geçen yıl yenileri ekleniyor. Ayrıca turizm sektörü de ilişkilerimizin itici güçlerinden biri haline geldi. 1970 yılında Türkiye’ye giden Macar turist sayısı sadece 550’den ibaretti. Bugün yıllık karşılıklı turist rakamlarını yüzbinlerle ifade ediyoruz.

Kültür ve eğitim alanlarındaki işbirliğimiz de memnuniyet verici bir gelişme içinde. Yüksek standartlarda öğrenim imkânı sağlayan Macar üniversiteleri giderek artan sayıda Türk öğrenciyi cezbetmeye devam ediyor. Bu yıl itibarıyla Macaristan’da yükseköğrenim gören Türk öğrenci sayısı 1134’e ulaştı. Türk ve Macar kültürlerinin bayrak gemisi olan Balassi ve Yunus Emre Enstitüleri de, halklarımız arasındaki yakınlaşmada çok önemli bir rol oynuyor.

Sonuç olarak memnuniyetle belirtmek isterim ki, Türk-Macar dostluğu bugüne kadar tarihin sınamalarından başarıyla geçerek sağlamlığını kanıtlamıştır. Türkiye, devleti ve halkıyla Macaristan’a büyük sevgi ve saygı beslemekte, bu dostluğa özel önem atfetmektedir. Aynı duyguların Macaristan’da da mevcut olduğunu biliyor, bu nedenle ilişkilerimizin geleceğine güvenle bakıyoruz.

Beş yıl sonra diplomatik ilişkilerimizin ilk yüzüncü yılını coşkuyla kutlayacağız. Ama aradaki yıldönümlerini de kutlamayı hak eden önemli kilometre taşları olarak görüyoruz. İşte Budapeşte Yunus Emre Enstitüsü’nde gerçekleştirdiğimiz, müzik ve söyleşiyi harmanlayan bu kutlama programını da bu anlayışla düzenledik.

Sözlerimi bitirirken, katılımlarıyla programı zenginleştiren genç müzisyenlerimiz Didem Güzel, Yiğit Mert Erkmen ve Tunç Çivril’e, edebi ve akademik alandaki çalışmalarıyla ortak kültür ve bilgi dağarcığımıza önemli katkılar sağlayan saygıdeğer panelistlerimiz Edit Tasnádi ve Péter Kövecsi-Oláh’a, ve her iki ülkenin türkülerine apayrı bir yorum getirerek özgün müziğiyle halklarımız arasında yeni bir dostluk köprüsü kuran değerli sanatçı Majda Maria Guessous’a çok teşekkür ediyorum. Onlar olmadan bu etkinliği gerçekleştiremezdik.

Sizlere de programa iştirak etmenizden dolayı tek tek teşekkür ediyor ve saygılar sunuyorum.